15519,48%-0,48
43,29% 0,06
50,79% 0,07
6763,16% 2,20
11020,92% 3,07
Cumhuriyet Halk Partili Kdz Ereğli Belediyesi’nin düzenlediği su faturaları, vatandaşın sabrını taşırdı. Elektrik faturasını bile geride bırakan su bedelleri, “halkçı belediyecilik” söylemiyle taban tabana zıt bir tabloyu ortaya koyuyor.
Kdz Ereğli’de vatandaş musluktan akan sudan çok, cebinden akan paraya isyan ediyor. Aylık 150–200 TL civarında su tüketimi yapan bir haneye, fatura kalemleriyle birlikte kat kat artan bedeller yansıtılıyor. Faturada yer alan atık su bedeli, katı atık (çöp) bedeli, çevre temizlik vergisi ve KDV gibi kalemler, su kullanım bedelinin çok üzerine çıkıyor.
Vatandaşın en büyük tepkisi ise aynı faturada iki ayrı “atık” bedelinin yer alması.
“Su kullandık, bedelini ödedik; peki bu iki ayrı atık parası neyin nesi?” diye soran Ereğlililer, uygulamanın adil ve şeffaf olmadığını dile getiriyor.
SU 200 TL, FATURA YÜZLERCE TL!
Fatura detaylarına bakıldığında;
Asıl su tüketim bedeli sınırlı,
Ancak atık su bedeli neredeyse su parasıyla yarışıyor,
Katı atık bedeli ayrı bir yük olarak vatandaşa bindiriliyor.
Ortaya çıkan tablo ise net:
Musluktan akan su ucuz, belediyeden gelen fatura pahalı.
HİZMET VAR MI? YOK. FATURA VAR MI? FAZLASIYLA!
Vatandaş tepkili:
“Hizmet sıfır, yollar bozuk, altyapı sorunlu ama fatura kazık gibi. Halkçı belediyecilik buysa biz bunu kabul etmiyoruz.”
Özellikle dar gelirli aileler ve emekliler, bu faturalar karşısında elektrik ve doğalgazdan bile daha fazla su parası ödemek zorunda bırakıldıklarını söylüyor.
SORU NET: HALKÇILIK NEREDE?
CHP’li Kdz Ereğli Belediyesi’nin sık sık dillendirdiği “sosyal belediyecilik” ve “halkçı yönetim” anlayışı, faturalara yansıyan bu tabloyla ciddi şekilde sorgulanıyor.
Vatandaşın beklentisi açık:
Şişirilmiş kalemler kaldırılsın,
Atık bedelleri tek kalemde, makul seviyede toplansın, Su lüks değil temel ihtiyaç olarak görülsün.
Aksi halde bu faturalar sadece cepleri değil, belediye ile halk arasındaki güveni de tüketmeye devam edecek.
Kdz Ereğli’de artık sorulan soru şu:
“Halkçı belediyecilik söylemde mi kaldı, faturada mı boğulduk?”